3 Mart 2010 Çarşamba

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''ŞIMARIKLIK''

 ADNAN OKTAR: Evet şımarma akılsız insanların, hatta ahmakların bir özelliğidir. Kontrolden çıkar şımaran insan üslubu Kuran ahlakına, akla aykırı olur. Yani böyle can yakıcı, huzursuzluk veren, münasebetsiz, hikmetsiz, rahatsız edici bir karaktere ve kişiliğe bürünür buda insanları rahatsız eder, buna halk arasında şımarık tabir edilir. Yani gülüşüyle, konuşmasıyla, eylemleriyle topluma ve çevresine, kendine zarar veren insan demektir şımarık. Buna karşı Müslüman aklı başında, olgun, derinliği olan, nezaketli, güzel huylu, makul ve mutedil olması gerekir. 


http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15474/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___SIMARIKLIK__

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''YAPMACIKLIK''


ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Mart 2009)

ADNAN OKTAR:
 Adamlık dini toplumun birçok kesiminde kardeşimizin karşılaştığı bir gerçektir. Aşırı yapmacıklık, aşırı yapmacık konuşmalar, yani doğal olmaması. Mesela birini görüyor, vay vay vay sen nerelerdeydin bilmem ne falan yani samimi olaraktan ben seni çok özlemiştim Allah kavuşturdu elhamdülillah dersin candan bir konuşma olur. Tekrar tekrar inan çok mutlu oldum. İnan çok sevindim. Yani yalan mı söylüyorsun da sen inandırmaya çalışıyorsun. Yemin ediyor mesela, yemin ederim diyor çok sevindim diyor. Üzülmen mi gerekiyor, tabi ki sevinirsin, yani bu tip böyle yapmacık zorlama izahları kastediyorum. Toplumun birçok kesiminde insanları rahatsız eden, doğal olmayan konuşma üslubu bu. Yani bir de tabi samimi konuşan insan vardır. Bu insan içini rahatlatır. Candan konuşuyordur, içinden gelerek konuşuyordur. Ama yapmacık insanda, bir an önce şu konuşmayı kesse de bir bitse diye insan düşünüyor. Yani tahammülü çok güç bir konuşma şeklidir. Buradan da anlayabilir, yani içine sıkıntı veriyorsa bir adam bilsin ki adamlık dinindedir o, ama içtenlikle ve rahatlıkla severek dinliyorsa onun konuşmalarını, varlığından huzurluysa o da adamlık dinini yaşamıyordur insan yani net ölçü olarak bunu verebilirim inşaAllah.

ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI  (14 Şubat 2009)
Mesela çok yapmacık, böyle sanki bir tiyatro sanatçısı gibi deli mimikler, deli üslup ve sanki şiir okuyan böyle hani ilginç tipler olur ya böyle çok çok yapmacık, akıl almaz samimiyetsiz bir tavra girer ve garip bir şov yapar, onu andıran çok garip bir üslupla anlatıyorlar dini. Yani zaten dikkatlice bakanlar, biraz hafızasını kontrol edenler hemen anlarlar. Böyle aptalca, akılsızca, sanki din için konuşurken özel bir üsluba gerek varmış gibi uhrevi bir üslupla, gözleri dalıyor, bir şeyler yapıyor arkada hafif bir müzik, böyle kaval sesi, ney sesi gibi. Niçin bunlara gerek var? Din apaçık gerçeğin ta kendisidir.
Gerçekten eğlenen insanın yüzünde bir ifade olur. Hiç mutlu değiller. Birbirlerine, hepsini tenzih ederim ama büyük bir bölümü bir şov sunuyorlar ve mutluluk şovu tarzında oluyor bu. Çok eziyetli bir şey bu.

http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15726/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___YAPMACIKLIK__
 
 

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''UYANIKLIK VE FIRSATÇILIK''

 Her şeyde fitne, fesat arar, Allah’ın rızasını aramaz, Allah’ın rahmetini aramaz, Allah’ın güzelliğini, tecellisini aramaz, akıl gözüyle bakmaz, sürekli mantıkla bakar, sürekli de başı beladan eksik olmaz öyle tiplerin. Kendini çok uyanık, akıllı zanneder öyle tipler, ömür boyu sürünürler, süründükçe daha da uyanıklık yapar daha da mantıklı hareket eder o zaman daha da bela artar. Ve sürekli yanıp yakınırlar öyle tipler yani süründüklerini, acı çektiklerini anlatırlar, hastalıklarından, hayat pahalılığından, çektikleri acılardan, şarkıları da öyledir onların, sürekli acılardan, ızdıraplardan bahsederler. Tabi bunlar ancak imanın nuruyla, Kuran’ın ışığıyla dağılacak şeylerdir. Yanlış şeylerdir, insanın kendisini ezmesi doğru olmaz, acı çektirmesi doğru olmaz.


http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15477/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___UYANIKLIK_VE_FIRSATCILIK__

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''MANTIKLA HAREKET ETMEYE ÇALIŞMA''


ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 (İZMİR) İLE CANLI RÖPORTAJI (07 Şubat 2009)
Yani insanlar genellikle mantıkla hareket ediyorlar. Çünkü mantık her taraftan insanlara öğretilir. Annesi çıkar, yavrum aklını başına al, mantıklı ol, elalemin en akılsızı sen misin, niye gidip yardım ediyorsun der mesela. Ona mantık dersi verir. Aileler çok mantıklıdırlar, genellikle birçoğu yani hepsini tenzih ederim de, böyle materyalist aileler, Darwinist aileler hep mantık üzerine kurmuştur, olayları birçoğu. Mesela, ne bileyim işyerinde bir gayrimeşru bir şey yapılacaktır, elalemin en dürüstü sen misin, bak herkes yapıyor der. Mantıklı ol, yap o işi der ve yaptırtırlar.

ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 (İZMİR) İLE CANLI RÖPORTAJI (07 Şubat 2009)
Mantıkta insan kasılır. Dili, dişi kasılır mantıklı hareket etmekten. Gözler, dikkat ederseniz onların nokta gibi olur gözleri, böyle mantıktan, o çıkardan ve menfaat hırsından adeta böyle tespih böceği gibi kasılırlar. Feci şekilde kasılırlar. Çünkü en ufak bir hatada çıkarının zedeleneceğini düşünür.
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Mart 2009)
Ama insanlar samimi olduklarında genellikle, daha önce de anlattım bunu, mantıklarıyla çatışıyor, akılla kendilerince değil ama zekayla değerlendiriyorlar. Mantıklı mı davranayım vicdanlı mı davranayım diyor. Mantıklı davranıp belanın içine giriyorlar. Mantıkta daima bela vardır. Vicdanlarıyla hareket edecekler. Samimi insan hep vicdanıyla hareket eder. Vicdanıyla hareket eden tabi hep zorluklarla karşılaşır. Yani samimiyet zordur, kolay değildir samimiyet. İnsanın başına binbir türlü bela çıkar samimiyetten. Mantıkta insanlar bu işlerden kurtulur, ama sürünürler. Yani asıl bela da o zaman çıkar. Tatlı belalardır ama.
Mesela araba çarpar, birisi, bırakırlar insanlar. Bütün arabalar geçer sen iner kaldırırsın adamı, omzuna koyarsın hastaneye götürürsün. Polis sen mi öldürdün diye yakana yapışır. Birçok insanda olmuştur bu. Bunu kabul edecek. Ben bu insanı Allah rızası için alırım giderim, siz ne derseniz deyin diyecek yani. Gerekirse tutuklanır da yani. Ama o insan orada bırakılmaz. Veyahut mesela bir kadını adam öldürmeye kalkıyor. Adam seyrediyor ortada. Her ne pahasına olursa olsun gidip kurtarılır o kadın. Ne olacak yani? Seyredilir mi o? Mesela ben geçenlerde de öyle bir görmüştüm, çok şaşırdım yani mantığını da anlayamadım. Bir kadıncağız, adam da eline bıçak almış, televizyonda yayınladılar. Adam muntazam kadına batırıyor bıçağı. Bütün cümle alem seyrediyor. Yani bu ne demek? Ben anlayamadım ben bunu. Yani her şey yapılır o kadını kurtarmak için orada, yani her şey mubahtır. Vurursun eline odunu, atarsın bıçağı kenara, biter konu. Bu niye bu kadar uzatılıyor? Kadını böyle kevgire çevirdikten sonra gitti kurtardılar. Yani şu iş mi? Televizyonda gördüm bütün halk dolu yani bir kişi bile çıkmıyor mu burada? Ne mahsuru var bunun? Seyredilir mi bu? Hatta gerekirse nezaketen de yaklaşılabilir, bir şey söyleyeceğim dersin, bir şey anlatacağım değil mi, bildiğim bir gerçek var dersin. Yani çok makul olur, yanına yaklaşıp bir boş anını bulup atlar elinden alırsın. Kadıncağızı öyle delik deşik ettirmenin alemi ne? Buna benzer böyle çok olaylar oluyor. Bu niçin yapılıyor? Mantık kullanılıyor. Vicdan kullanılacak.
...

http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15730/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___MANTIKLA_HAREKET_ETMEYE_CALISMA__

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''GÖRGÜSÜZLÜK VE ÖZENTİ ANLAYIŞI''

Bazen öyle tipler görüyorum yani hakikaten görgüsüz ve cahil ama işte kulağına küpe takmış, saçını da üç numaraya vurmuş, T-Shirt giymiş, konuşmaları böyle yaya yaya konuşuyor, böyle ilginç konuşma şekilleri geliştirmişler şimdi yeni.
Bir acayip yani. Kelimeleri sündürerek falan, işte kulağına walkman midir nedir ondan takıyor, bir şeyler yapıyor. Ultra modern görünümlü kendi kafasına göre ama tam böyle cahil ve görgüsüz. Ben saçını kazıtmasına bir şey demiyorum yahut kesmesine. O hoşuna gidiyorsa yapsın. T-Shirt giymesine de, walkman takması da. Hoşuna gidiyorsa yapsın. Ama bununla çağdaş olduğunu zannetmesi çok ilkel. Çünkü çağdaşlık sevgi dolu olmak, merhametli, şefkatli olmak, itinalı, dikkatli olmak, lafını sözünü bilmek, lafın nereye gideceğini bilmek, temizliğe dikkat etmek, diğer insanları rahatsız etmemek, Yaratandan ötürü yaratılmışları sevmek, değil mi çiçeklere, bitkilere, çocuklara, güzelliklere, her şeye karşı bir hayranlık duymak, onları koruyup kollamak, olayların girift taraflarını görmek budur çağdaşlık. Bu olunca Allah’ın imkanlarının hepsini kullandığında zaten mecburen bu ortam olacaktır. Mesela klima kullanılıyor, televizyon kullanılıyor bunları kullanan herkes zaten çağın gereğini yapıyor demektir. 



http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15729/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___GORGUSUZLUK_VE_OZENTI_ANLAYISI__

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''ENANİYET''

ADNAN OKTAR: Firavunlar, Nemrutlarda da bu vardır insanın bir enaniyeti vardır, ene denen birşey enaniyet. O bütün vücudu kapladığında insan delirir. Yani şuuru artık kapanır. Şeytanlaşır, Deccaller, Firavunlar ve Nemrutlarınn özelliği odur. Bazen insanlarda da olur o. Yani o vücut artık kontrolünü kaybeder delirir adam, gurur, kibir ve kendini beğenmişlikten. Yani onu kontrol edemezsin ondan sonra, yani şuuru adeta tam kapanıyor. ”Sırf ene kesilir” diyor Said Nursi Hazretleri, yani bütün vücut ene kesilir diyor. Enaniyetten deliriyor, kendini beğenmekten. Herşeyde kendini beğenir, her fikrinin doğru olduğunu düşünür vardır böyle tipler bilmiyorum hiç rastladınız mı?
Yani allamedir, herşeyi bilir, en iyi o bilir, en akıllı odur, en güzel konuşan odur, herşeyin en doğru tehşisini o koyar üstüne varlık tanımaz.
SUNUCU: Çok.
ADNAN OKTAR: Yani allamedir, herşeyi bilir, en iyi o bilir, en akıllı odur, en güzel konuşan odur, herşeyin en doğru tehşisini o koyar üstüne varlık tanımaz.
SUNUCU: Evet.
ADNAN OKTAR: Halbuki Allah diyor şeytandan Allah’a sığınırım “Her bilenden daha fazla bir bilen vardır” diyor.
SUNUCU: Evet.
ADNAN OKTAR: Ama ona göre o en iyi bilen o zaten.



http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15476/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___ENANIYET__

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''DUYGUSALLIK''

ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI  (10 MART 2009)
Romantik demek, gerçekçi olmamak demektir. Kız–erkek ilişkilerinde de biz bunu görüyoruz. Kız çocukları daha akıllı ve daha gerçekçidirler. Aslında kızlar romantik bilinirler ama erkekler romantik oluyorlar. Kızlar da birçoğu için diyorum ve yahut belirli bir kesimi için, deliyle uğraşır gibi onlarla uğraşıyorlar. Ağlıyor koskoca herif, böyle sakallı bıyıklı herif. Gidiyor ağlıyor, diz çöküyor, yalvarıyor, mektup yazıyor, mum yakıp oturuyor. Yani, deli gibi böyle çok ilkel hareketler. Mektup yazıyor, mektubun kenarını yakıyor, gözyaşımla ıslandı diyor; koskoca herif artık öyle diyeyim. İnsan ne diyeceğini şaşırıyor. Boyundan adam asılır, fakat akıl mercimek kadar kalmış. Halbuki insan samimi ve candandır. Bir kere insan yüzüne baktın mı gerçek yüzü olması lazım, gerçek sesi, gerçek konuşması, gerçek bakışı, gerçek fikri olması lazım. Koskoca adam, böyle sanki 1940’larda çevrilmiş film gibi ilginç bir moda giriyor. Hareketler yavaşlamış, tavırlar değişik, bakışları değişik, her şeyi yapmacık, ses tonu yapmacık, acındırmaya çalışıyor kendini. Garip hareketler, yağmurun altında geziniyor, yağmur yağıyor tepesinden böyle, psikopat havasında.

ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2009)

Bir kere romantiklik olayın kendisi komik zaten. Bir insanın tiyatro sanatçısı gibi poz yapması, oyun oynaması, gerçek yüzünü gizleyip, tamamen yapmacık mimikler ve yüz ifadesiyle, üslupla ve konuşmayla, bir tiyatro sahnesinde bir oyun sergiler gibi yaşaması, hem komik hem çok zorlu hem de bir azaptır. Böyle bir insanla konuşmak ta çok zordur. Ki insanların bayağı bir kısmının ben yapmacık olduğunu görüyorum. Yani akıllı bir insan yapmacıklıktan şiddetle kaçınıp, yapmacık bir insanı seyretmek onunla konuşmak yani çok rahatsız edici birşeydir.
Mesela kadınlarda da bazen erkeklere karşı öyle tavırlar oluyor, erkeklerde de kadınlara karşı yapmacık tavırlar oluyor. Mesela koskoca delikanlı kadın gibi ağlıyor, yani anormal hareketler yapıyor, duygusal konuşmalar yapıyor, bu kadını çok kızdırır, çok rahatsız eder. Kadının da yapmacıklığı, sevmediği halde seviyor görünmesi, bazen öyle zengin birisini gördüğünde bir genci, işte eli yüzü de düzgünse, arabası da varsa, birden çarpıldığını, hayatta ilk defa böyle birşeyle karşılaştığını, daha önce böyle birşeyi hiç hissetmediğini söyleyerek o garibimi öyle kandırarak yani bir süre sonra tam istediği çizgiye kadar getirebiliyor.
Yani bir gerçek çiçek vardır, mesela gerçek bir menekşe vardır, bir de plastik menekşe vardır, satılır, plastikten yapılmış.  Şimdi sahtelerini insanlar kullanıyorlar bayağı bir yerde. Yani o menekşenin taklidini yapmaya çalışıyor, mesela aşkın taklidini yapmaya çalışıyor, aşık tarzında bir  tiyatro sanatçısı gibi birşeyler yapmaya çalışıyor, ama kastettiği insan bunu hemen anlıyor, yani niçin seviyorsun dediğinde arabası için, evi için ve tipi için diyor. E orada zaten aşk diye birşey kalmadığı açık belli, çünkü adamın tipi gittiğinde, tipine birşey olduğunda ondan nefret edeceği ve hemen kaçacağı belli. Parasının gitmesi durumunda da ondan kaçacağı belli, arabasının gitmesi durumunda da ondan kaçacağı belli. E o zaman bu oyuna ne gerek var, ama işte bazı zavallı insanları böyle kandırıyorlar, o da inanıyor hakikaten.

http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15728/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___DUYGUSALLIK__