ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 MART 2009)
Romantik demek, gerçekçi olmamak demektir. Kız–erkek ilişkilerinde de biz bunu görüyoruz. Kız çocukları daha akıllı ve daha gerçekçidirler. Aslında kızlar romantik bilinirler ama erkekler romantik oluyorlar. Kızlar da birçoğu için diyorum ve yahut belirli bir kesimi için, deliyle uğraşır gibi onlarla uğraşıyorlar. Ağlıyor koskoca herif, böyle sakallı bıyıklı herif. Gidiyor ağlıyor, diz çöküyor, yalvarıyor, mektup yazıyor, mum yakıp oturuyor. Yani, deli gibi böyle çok ilkel hareketler. Mektup yazıyor, mektubun kenarını yakıyor, gözyaşımla ıslandı diyor; koskoca herif artık öyle diyeyim. İnsan ne diyeceğini şaşırıyor. Boyundan adam asılır, fakat akıl mercimek kadar kalmış. Halbuki insan samimi ve candandır. Bir kere insan yüzüne baktın mı gerçek yüzü olması lazım, gerçek sesi, gerçek konuşması, gerçek bakışı, gerçek fikri olması lazım. Koskoca adam, böyle sanki 1940’larda çevrilmiş film gibi ilginç bir moda giriyor. Hareketler yavaşlamış, tavırlar değişik, bakışları değişik, her şeyi yapmacık, ses tonu yapmacık, acındırmaya çalışıyor kendini. Garip hareketler, yağmurun altında geziniyor, yağmur yağıyor tepesinden böyle, psikopat havasında.
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2009)
Bir kere romantiklik olayın kendisi komik zaten. Bir insanın tiyatro sanatçısı gibi poz yapması, oyun oynaması, gerçek yüzünü gizleyip, tamamen yapmacık mimikler ve yüz ifadesiyle, üslupla ve konuşmayla, bir tiyatro sahnesinde bir oyun sergiler gibi yaşaması, hem komik hem çok zorlu hem de bir azaptır. Böyle bir insanla konuşmak ta çok zordur. Ki insanların bayağı bir kısmının ben yapmacık olduğunu görüyorum. Yani akıllı bir insan yapmacıklıktan şiddetle kaçınıp, yapmacık bir insanı seyretmek onunla konuşmak yani çok rahatsız edici birşeydir.
Mesela kadınlarda da bazen erkeklere karşı öyle tavırlar oluyor, erkeklerde de kadınlara karşı yapmacık tavırlar oluyor. Mesela koskoca delikanlı kadın gibi ağlıyor, yani anormal hareketler yapıyor, duygusal konuşmalar yapıyor, bu kadını çok kızdırır, çok rahatsız eder. Kadının da yapmacıklığı, sevmediği halde seviyor görünmesi, bazen öyle zengin birisini gördüğünde bir genci, işte eli yüzü de düzgünse, arabası da varsa, birden çarpıldığını, hayatta ilk defa böyle birşeyle karşılaştığını, daha önce böyle birşeyi hiç hissetmediğini söyleyerek o garibimi öyle kandırarak yani bir süre sonra tam istediği çizgiye kadar getirebiliyor.
Yani bir gerçek çiçek vardır, mesela gerçek bir menekşe vardır, bir de plastik menekşe vardır, satılır, plastikten yapılmış. Şimdi sahtelerini insanlar kullanıyorlar bayağı bir yerde. Yani o menekşenin taklidini yapmaya çalışıyor, mesela aşkın taklidini yapmaya çalışıyor, aşık tarzında bir tiyatro sanatçısı gibi birşeyler yapmaya çalışıyor, ama kastettiği insan bunu hemen anlıyor, yani niçin seviyorsun dediğinde arabası için, evi için ve tipi için diyor. E orada zaten aşk diye birşey kalmadığı açık belli, çünkü adamın tipi gittiğinde, tipine birşey olduğunda ondan nefret edeceği ve hemen kaçacağı belli. Parasının gitmesi durumunda da ondan kaçacağı belli, arabasının gitmesi durumunda da ondan kaçacağı belli. E o zaman bu oyuna ne gerek var, ama işte bazı zavallı insanları böyle kandırıyorlar, o da inanıyor hakikaten.
http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15728/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___DUYGUSALLIK__ |
|
0 yorum:
Yorum Gönder