3 Mart 2010 Çarşamba

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''ŞIMARIKLIK''

 ADNAN OKTAR: Evet şımarma akılsız insanların, hatta ahmakların bir özelliğidir. Kontrolden çıkar şımaran insan üslubu Kuran ahlakına, akla aykırı olur. Yani böyle can yakıcı, huzursuzluk veren, münasebetsiz, hikmetsiz, rahatsız edici bir karaktere ve kişiliğe bürünür buda insanları rahatsız eder, buna halk arasında şımarık tabir edilir. Yani gülüşüyle, konuşmasıyla, eylemleriyle topluma ve çevresine, kendine zarar veren insan demektir şımarık. Buna karşı Müslüman aklı başında, olgun, derinliği olan, nezaketli, güzel huylu, makul ve mutedil olması gerekir. 


http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15474/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___SIMARIKLIK__

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''YAPMACIKLIK''


ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Mart 2009)

ADNAN OKTAR:
 Adamlık dini toplumun birçok kesiminde kardeşimizin karşılaştığı bir gerçektir. Aşırı yapmacıklık, aşırı yapmacık konuşmalar, yani doğal olmaması. Mesela birini görüyor, vay vay vay sen nerelerdeydin bilmem ne falan yani samimi olaraktan ben seni çok özlemiştim Allah kavuşturdu elhamdülillah dersin candan bir konuşma olur. Tekrar tekrar inan çok mutlu oldum. İnan çok sevindim. Yani yalan mı söylüyorsun da sen inandırmaya çalışıyorsun. Yemin ediyor mesela, yemin ederim diyor çok sevindim diyor. Üzülmen mi gerekiyor, tabi ki sevinirsin, yani bu tip böyle yapmacık zorlama izahları kastediyorum. Toplumun birçok kesiminde insanları rahatsız eden, doğal olmayan konuşma üslubu bu. Yani bir de tabi samimi konuşan insan vardır. Bu insan içini rahatlatır. Candan konuşuyordur, içinden gelerek konuşuyordur. Ama yapmacık insanda, bir an önce şu konuşmayı kesse de bir bitse diye insan düşünüyor. Yani tahammülü çok güç bir konuşma şeklidir. Buradan da anlayabilir, yani içine sıkıntı veriyorsa bir adam bilsin ki adamlık dinindedir o, ama içtenlikle ve rahatlıkla severek dinliyorsa onun konuşmalarını, varlığından huzurluysa o da adamlık dinini yaşamıyordur insan yani net ölçü olarak bunu verebilirim inşaAllah.

ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI  (14 Şubat 2009)
Mesela çok yapmacık, böyle sanki bir tiyatro sanatçısı gibi deli mimikler, deli üslup ve sanki şiir okuyan böyle hani ilginç tipler olur ya böyle çok çok yapmacık, akıl almaz samimiyetsiz bir tavra girer ve garip bir şov yapar, onu andıran çok garip bir üslupla anlatıyorlar dini. Yani zaten dikkatlice bakanlar, biraz hafızasını kontrol edenler hemen anlarlar. Böyle aptalca, akılsızca, sanki din için konuşurken özel bir üsluba gerek varmış gibi uhrevi bir üslupla, gözleri dalıyor, bir şeyler yapıyor arkada hafif bir müzik, böyle kaval sesi, ney sesi gibi. Niçin bunlara gerek var? Din apaçık gerçeğin ta kendisidir.
Gerçekten eğlenen insanın yüzünde bir ifade olur. Hiç mutlu değiller. Birbirlerine, hepsini tenzih ederim ama büyük bir bölümü bir şov sunuyorlar ve mutluluk şovu tarzında oluyor bu. Çok eziyetli bir şey bu.

http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15726/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___YAPMACIKLIK__
 
 

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''UYANIKLIK VE FIRSATÇILIK''

 Her şeyde fitne, fesat arar, Allah’ın rızasını aramaz, Allah’ın rahmetini aramaz, Allah’ın güzelliğini, tecellisini aramaz, akıl gözüyle bakmaz, sürekli mantıkla bakar, sürekli de başı beladan eksik olmaz öyle tiplerin. Kendini çok uyanık, akıllı zanneder öyle tipler, ömür boyu sürünürler, süründükçe daha da uyanıklık yapar daha da mantıklı hareket eder o zaman daha da bela artar. Ve sürekli yanıp yakınırlar öyle tipler yani süründüklerini, acı çektiklerini anlatırlar, hastalıklarından, hayat pahalılığından, çektikleri acılardan, şarkıları da öyledir onların, sürekli acılardan, ızdıraplardan bahsederler. Tabi bunlar ancak imanın nuruyla, Kuran’ın ışığıyla dağılacak şeylerdir. Yanlış şeylerdir, insanın kendisini ezmesi doğru olmaz, acı çektirmesi doğru olmaz.


http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15477/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___UYANIKLIK_VE_FIRSATCILIK__

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''MANTIKLA HAREKET ETMEYE ÇALIŞMA''


ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 (İZMİR) İLE CANLI RÖPORTAJI (07 Şubat 2009)
Yani insanlar genellikle mantıkla hareket ediyorlar. Çünkü mantık her taraftan insanlara öğretilir. Annesi çıkar, yavrum aklını başına al, mantıklı ol, elalemin en akılsızı sen misin, niye gidip yardım ediyorsun der mesela. Ona mantık dersi verir. Aileler çok mantıklıdırlar, genellikle birçoğu yani hepsini tenzih ederim de, böyle materyalist aileler, Darwinist aileler hep mantık üzerine kurmuştur, olayları birçoğu. Mesela, ne bileyim işyerinde bir gayrimeşru bir şey yapılacaktır, elalemin en dürüstü sen misin, bak herkes yapıyor der. Mantıklı ol, yap o işi der ve yaptırtırlar.

ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 (İZMİR) İLE CANLI RÖPORTAJI (07 Şubat 2009)
Mantıkta insan kasılır. Dili, dişi kasılır mantıklı hareket etmekten. Gözler, dikkat ederseniz onların nokta gibi olur gözleri, böyle mantıktan, o çıkardan ve menfaat hırsından adeta böyle tespih böceği gibi kasılırlar. Feci şekilde kasılırlar. Çünkü en ufak bir hatada çıkarının zedeleneceğini düşünür.
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Mart 2009)
Ama insanlar samimi olduklarında genellikle, daha önce de anlattım bunu, mantıklarıyla çatışıyor, akılla kendilerince değil ama zekayla değerlendiriyorlar. Mantıklı mı davranayım vicdanlı mı davranayım diyor. Mantıklı davranıp belanın içine giriyorlar. Mantıkta daima bela vardır. Vicdanlarıyla hareket edecekler. Samimi insan hep vicdanıyla hareket eder. Vicdanıyla hareket eden tabi hep zorluklarla karşılaşır. Yani samimiyet zordur, kolay değildir samimiyet. İnsanın başına binbir türlü bela çıkar samimiyetten. Mantıkta insanlar bu işlerden kurtulur, ama sürünürler. Yani asıl bela da o zaman çıkar. Tatlı belalardır ama.
Mesela araba çarpar, birisi, bırakırlar insanlar. Bütün arabalar geçer sen iner kaldırırsın adamı, omzuna koyarsın hastaneye götürürsün. Polis sen mi öldürdün diye yakana yapışır. Birçok insanda olmuştur bu. Bunu kabul edecek. Ben bu insanı Allah rızası için alırım giderim, siz ne derseniz deyin diyecek yani. Gerekirse tutuklanır da yani. Ama o insan orada bırakılmaz. Veyahut mesela bir kadını adam öldürmeye kalkıyor. Adam seyrediyor ortada. Her ne pahasına olursa olsun gidip kurtarılır o kadın. Ne olacak yani? Seyredilir mi o? Mesela ben geçenlerde de öyle bir görmüştüm, çok şaşırdım yani mantığını da anlayamadım. Bir kadıncağız, adam da eline bıçak almış, televizyonda yayınladılar. Adam muntazam kadına batırıyor bıçağı. Bütün cümle alem seyrediyor. Yani bu ne demek? Ben anlayamadım ben bunu. Yani her şey yapılır o kadını kurtarmak için orada, yani her şey mubahtır. Vurursun eline odunu, atarsın bıçağı kenara, biter konu. Bu niye bu kadar uzatılıyor? Kadını böyle kevgire çevirdikten sonra gitti kurtardılar. Yani şu iş mi? Televizyonda gördüm bütün halk dolu yani bir kişi bile çıkmıyor mu burada? Ne mahsuru var bunun? Seyredilir mi bu? Hatta gerekirse nezaketen de yaklaşılabilir, bir şey söyleyeceğim dersin, bir şey anlatacağım değil mi, bildiğim bir gerçek var dersin. Yani çok makul olur, yanına yaklaşıp bir boş anını bulup atlar elinden alırsın. Kadıncağızı öyle delik deşik ettirmenin alemi ne? Buna benzer böyle çok olaylar oluyor. Bu niçin yapılıyor? Mantık kullanılıyor. Vicdan kullanılacak.
...

http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15730/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___MANTIKLA_HAREKET_ETMEYE_CALISMA__

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''GÖRGÜSÜZLÜK VE ÖZENTİ ANLAYIŞI''

Bazen öyle tipler görüyorum yani hakikaten görgüsüz ve cahil ama işte kulağına küpe takmış, saçını da üç numaraya vurmuş, T-Shirt giymiş, konuşmaları böyle yaya yaya konuşuyor, böyle ilginç konuşma şekilleri geliştirmişler şimdi yeni.
Bir acayip yani. Kelimeleri sündürerek falan, işte kulağına walkman midir nedir ondan takıyor, bir şeyler yapıyor. Ultra modern görünümlü kendi kafasına göre ama tam böyle cahil ve görgüsüz. Ben saçını kazıtmasına bir şey demiyorum yahut kesmesine. O hoşuna gidiyorsa yapsın. T-Shirt giymesine de, walkman takması da. Hoşuna gidiyorsa yapsın. Ama bununla çağdaş olduğunu zannetmesi çok ilkel. Çünkü çağdaşlık sevgi dolu olmak, merhametli, şefkatli olmak, itinalı, dikkatli olmak, lafını sözünü bilmek, lafın nereye gideceğini bilmek, temizliğe dikkat etmek, diğer insanları rahatsız etmemek, Yaratandan ötürü yaratılmışları sevmek, değil mi çiçeklere, bitkilere, çocuklara, güzelliklere, her şeye karşı bir hayranlık duymak, onları koruyup kollamak, olayların girift taraflarını görmek budur çağdaşlık. Bu olunca Allah’ın imkanlarının hepsini kullandığında zaten mecburen bu ortam olacaktır. Mesela klima kullanılıyor, televizyon kullanılıyor bunları kullanan herkes zaten çağın gereğini yapıyor demektir. 



http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15729/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___GORGUSUZLUK_VE_OZENTI_ANLAYISI__

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''ENANİYET''

ADNAN OKTAR: Firavunlar, Nemrutlarda da bu vardır insanın bir enaniyeti vardır, ene denen birşey enaniyet. O bütün vücudu kapladığında insan delirir. Yani şuuru artık kapanır. Şeytanlaşır, Deccaller, Firavunlar ve Nemrutlarınn özelliği odur. Bazen insanlarda da olur o. Yani o vücut artık kontrolünü kaybeder delirir adam, gurur, kibir ve kendini beğenmişlikten. Yani onu kontrol edemezsin ondan sonra, yani şuuru adeta tam kapanıyor. ”Sırf ene kesilir” diyor Said Nursi Hazretleri, yani bütün vücut ene kesilir diyor. Enaniyetten deliriyor, kendini beğenmekten. Herşeyde kendini beğenir, her fikrinin doğru olduğunu düşünür vardır böyle tipler bilmiyorum hiç rastladınız mı?
Yani allamedir, herşeyi bilir, en iyi o bilir, en akıllı odur, en güzel konuşan odur, herşeyin en doğru tehşisini o koyar üstüne varlık tanımaz.
SUNUCU: Çok.
ADNAN OKTAR: Yani allamedir, herşeyi bilir, en iyi o bilir, en akıllı odur, en güzel konuşan odur, herşeyin en doğru tehşisini o koyar üstüne varlık tanımaz.
SUNUCU: Evet.
ADNAN OKTAR: Halbuki Allah diyor şeytandan Allah’a sığınırım “Her bilenden daha fazla bir bilen vardır” diyor.
SUNUCU: Evet.
ADNAN OKTAR: Ama ona göre o en iyi bilen o zaten.



http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15476/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___ENANIYET__

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''DUYGUSALLIK''

ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI  (10 MART 2009)
Romantik demek, gerçekçi olmamak demektir. Kız–erkek ilişkilerinde de biz bunu görüyoruz. Kız çocukları daha akıllı ve daha gerçekçidirler. Aslında kızlar romantik bilinirler ama erkekler romantik oluyorlar. Kızlar da birçoğu için diyorum ve yahut belirli bir kesimi için, deliyle uğraşır gibi onlarla uğraşıyorlar. Ağlıyor koskoca herif, böyle sakallı bıyıklı herif. Gidiyor ağlıyor, diz çöküyor, yalvarıyor, mektup yazıyor, mum yakıp oturuyor. Yani, deli gibi böyle çok ilkel hareketler. Mektup yazıyor, mektubun kenarını yakıyor, gözyaşımla ıslandı diyor; koskoca herif artık öyle diyeyim. İnsan ne diyeceğini şaşırıyor. Boyundan adam asılır, fakat akıl mercimek kadar kalmış. Halbuki insan samimi ve candandır. Bir kere insan yüzüne baktın mı gerçek yüzü olması lazım, gerçek sesi, gerçek konuşması, gerçek bakışı, gerçek fikri olması lazım. Koskoca adam, böyle sanki 1940’larda çevrilmiş film gibi ilginç bir moda giriyor. Hareketler yavaşlamış, tavırlar değişik, bakışları değişik, her şeyi yapmacık, ses tonu yapmacık, acındırmaya çalışıyor kendini. Garip hareketler, yağmurun altında geziniyor, yağmur yağıyor tepesinden böyle, psikopat havasında.

ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2009)

Bir kere romantiklik olayın kendisi komik zaten. Bir insanın tiyatro sanatçısı gibi poz yapması, oyun oynaması, gerçek yüzünü gizleyip, tamamen yapmacık mimikler ve yüz ifadesiyle, üslupla ve konuşmayla, bir tiyatro sahnesinde bir oyun sergiler gibi yaşaması, hem komik hem çok zorlu hem de bir azaptır. Böyle bir insanla konuşmak ta çok zordur. Ki insanların bayağı bir kısmının ben yapmacık olduğunu görüyorum. Yani akıllı bir insan yapmacıklıktan şiddetle kaçınıp, yapmacık bir insanı seyretmek onunla konuşmak yani çok rahatsız edici birşeydir.
Mesela kadınlarda da bazen erkeklere karşı öyle tavırlar oluyor, erkeklerde de kadınlara karşı yapmacık tavırlar oluyor. Mesela koskoca delikanlı kadın gibi ağlıyor, yani anormal hareketler yapıyor, duygusal konuşmalar yapıyor, bu kadını çok kızdırır, çok rahatsız eder. Kadının da yapmacıklığı, sevmediği halde seviyor görünmesi, bazen öyle zengin birisini gördüğünde bir genci, işte eli yüzü de düzgünse, arabası da varsa, birden çarpıldığını, hayatta ilk defa böyle birşeyle karşılaştığını, daha önce böyle birşeyi hiç hissetmediğini söyleyerek o garibimi öyle kandırarak yani bir süre sonra tam istediği çizgiye kadar getirebiliyor.
Yani bir gerçek çiçek vardır, mesela gerçek bir menekşe vardır, bir de plastik menekşe vardır, satılır, plastikten yapılmış.  Şimdi sahtelerini insanlar kullanıyorlar bayağı bir yerde. Yani o menekşenin taklidini yapmaya çalışıyor, mesela aşkın taklidini yapmaya çalışıyor, aşık tarzında bir  tiyatro sanatçısı gibi birşeyler yapmaya çalışıyor, ama kastettiği insan bunu hemen anlıyor, yani niçin seviyorsun dediğinde arabası için, evi için ve tipi için diyor. E orada zaten aşk diye birşey kalmadığı açık belli, çünkü adamın tipi gittiğinde, tipine birşey olduğunda ondan nefret edeceği ve hemen kaçacağı belli. Parasının gitmesi durumunda da ondan kaçacağı belli, arabasının gitmesi durumunda da ondan kaçacağı belli. E o zaman bu oyuna ne gerek var, ama işte bazı zavallı insanları böyle kandırıyorlar, o da inanıyor hakikaten.

http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15728/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___DUYGUSALLIK__

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN AHLAK VE DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''SEVGİSİZLİK''

ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV CANLI RÖPORTAJI (6 MART 2009)
Sevgisizlik bütün dünyayı sardı, kimse kimsenin yüzüne bakmıyor, bir tek Türkiye’de değil. Türkiye’de de çok geniş çapta bir sevgisizlik var. Ama Anadolu’da güzel, Anadolu fakat İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerimizde, Ankara gibi büyük şehirlerimizde insanlar birbirilerine daha yabancılar. Daha uzaklar yani, ama küçük yerlerde, kasabalarda, köylerde tabi daha dostane, daha sıcak bir ortam var. Ama yurt dışında köyler kasabalarda da vahşiler, yani göz göze dahi gelmiyor insanlar. Sevgi yok, muhabbet yok Allah derin ve samimi sevgiyi ellerinden almış durumda ki, yani bir dünyada olabilecek bir insanın ruhunu almış olmak gibi bir şey, sevgi yoksa geriye ne kaldı, yani insanın içi boşaldı demektir.
İşte mağazalarda mağaza sahipleriyle alış veriş yapıyorlar, o insanlar zaten canı burnundan çıkıyor, çok zorlanıyorlar yani zor bir ortam, çok soğuk bir ortam, yani selam ver, bir hal hatır sor, gönüllerini al. O insanların sevgiye ihtiyacı var, dostluğa ihtiyacı var, öyle paldır küldür girip sert bir ifadeyle, tersleyerek yani pazarlık yaparken de tersleyerek, bunlar olmaz, her yerde her zeminde şefkat ve sevgi esas olması lazım.

ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 ŞUBAT 2009)

ADNAN OKTAR:
 Şimdi insan da, insanın kalbinde Allah aşkı olmayınca Allah aşkıyla etrafa bakamıyor, Allah aşkıyla etrafa bakamayınca tutkuyu ve sevgiyi kaybediyor. İçindeki o muazzam gücü kaybediyor. Tutku ve aşkı insan kaybettiğinde sevgiyi kaybettiğinde içinde muazzam bir boşluk meydana gelir, artık onun yerine sıkıntılar azaplar korkular telaşlar gerginlikler şüpheler kuşkular bunlar alır. Bu acıdan kurtulmak için de bu insanlar ya uyuşturucu hap kullanıyorlar, ya kokain esrar çeşitli aklı örten akla zarar veren insan bedenine ruhuna zarar veren tehlikeli maddeler kullanmaya başlıyorlar ve sonunda tabii çok kötü oluyor.
Allah vermesin hem ruhen, bedenen de çöküyorlar maddi yönden de çöküyorlar. Bazen ceza evlerine düşüyorlar bazen toplum tarafından dışlanıyorlar eziliyorlar yahut o uyuşturucunun etkisindeyken suç işliyorlar uyanınca da ben haberim yoktu diyor ama yapmış bir kere. Tabii bu onu kurtarmıyor yani öyle bir şey yapmış olması onun için tabii bu milli bir felakettir çok tehlikeli bir şeydir. Buna karşı toplum olarak millet olarak çok ciddi bir tavır sergilememiz gerekiyor. İnsanları Kur’an ahlakına davet etmemiz Allah sevgisinin o güzel kucaklayıcı sıcaklığına insanları yaklaştırmamız tutkunun sevginin derinliğin aşkın güzelliğini insanlara anlatmamız her şeye Allah aşkıyla bakmamız Allah’ın tecellisi olarak her şeyi görmemiz dolayısıyla da dünyada çok mutlu ve güzel yaşamamız esastır. Tabi biz mutlu olalım diye iman etmeyiz iman ettiğimiz için mutlu oluruz. Bu da çok önemlidir. 



http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15731/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_AHLAK_VE_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___SEVGISIZLIK__

ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''BOŞ KONUŞMA''

ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (1 ŞUBAT 2009)

ADNAN OKTAR: Boş konuşma ne eziyettir ne zordur yani hele yapmacık bir insanın boş konuşmlaarını dinlemek yani öyle insanlara dikkat edin hep groge olur aklı başında bir insan adeta perişan olur sııntıdan en güzel şey ordan çıkıp gitmeleridir. Dedikodu yapıldığında da dedikodu yapan insanı överseniz dedikodu yapanın zevkini boğazına tıkarsınız çok iyi olur. Yani üç beş tane övücü söz söylerseniz dedikodunun hiçbir anlamı kalmaz onun için.

ADAMLIK DİNİNE GÖRE 'ADAM OLMAK'

 ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI  (18 Ocak 2009)

Adamlık dini insanlar arasında vardır. Mesela o adam gibi adamdır derler, bakarsın son derece yapmacıktır hareketleri, konuşmaları, mimikleri, tavrı, yani böyle bir tiyotra sanatçısı gibi, insanı utandıracak tarzda son derece yapmacıktır, konuşmaları yapmacıktır, üslubu yapmacıktır, yani samimiyetsizdir. Bunlarla ilgili yüzlerce mimik, yüzlerce üslup vardır. Mesela biri gelir, işte yıllardan beri sizi bekliyorduk, siz nerelerde kaldınız, sizi gidi sizi, böyle çok çok yapmacık, halbuki insan çok candan özlediğini, çok sevdiğini söyleyebilir yani çok açık söyler.
Oradaki yapmacıklığa ne gerek var, yani bu işte adamlık dinidir, ben bunu, bunları anlatıyorum. O da orada ona karşılık yapmacık karşılık veriyor, zaten her yerde bunları görürüz, biliyorsunuz.
Tabi, niçin, yapmacıklık insanı yorar, yani tabiilik çok güzeldir, samimiyet çok güzeldir, samimi sevmek çok güzeldir, samimi ifadeler çok güzeldir. Onun için Allah samimi olan kullarım kurtulur diyor, şeytandan Allah’a sığınırım, samimi olan kullarım kurtulur, yani samimiyetin zevkiyle, yapmacıklığın iticiliği arasında Müslümana tercih yap deseler, yani Kuran’da bir hüküm bile olmasa insan hemen tabii olanı tercih eder. Çünkü doğal insan çok çok güzeldir, doğal bir kadın nerdedir, yapmacık bir kadın nerdedir değil mi, çok itici durur.

ADAMLIK DİNİNDE KADINLIK PSİKOLOJİSİ

ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Şubat 2009)
Mahalle kadınlarında da olur biliyorsunuz, böyle bir laf gönderir, bir şeyler yapar, imalar yapar o da laf taşıyor öyle, kendince ima ediyor, laf çarpmış oluyor. İşte sizde şöyle böyle yapıyorsunuz gibisinden.

ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI  (11 Nisan 2009)
Ama ben mesela yaşlı kadınlara da, mesela yaşlı kadın dediğin olgun bir insan, insanın derin saygı duyacağı, sevgi duyacağı, elini öpeceği, hürmet edeği bir insan olması lazım, bakıyorum böyle küt saçlı, yeşilimtrak birşey görüntü, müthiş saldırgan, yani hiç mi sevilecek birşey yok dünyada, yani hiç mi seveceğin birşey yok, hiç mi ağzından güzel bir söz çıkmaz, ne söylese aksi, mesela bir mağazaya bakıyor, çirkin bir laf söylüyor, birisine bakıyor bir laf söylüyor, mesela bir siyasi parti lideri çıkıyor hemen ters bir laf.
Torununu görüyor ona ters laf, ya ağzından bir hayır, güzel bir laf çıksın yani, gerçi herşeyde bir hayır vardır da, yani sevecen ve sevgi dolu ol, bu çok büyük bir eksiklik yani toplumda, dolayısıyla toplumu da kanserleştiriyor, insanların fiziğini de kanserleştiriyor, mesela kadınların güzelliği gidiyor.

ADNAN OKTAR’IN MAVİ KARADENİZ TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 ŞUBAT 2009)
Mesela cahil bir kadına, enaniyetli, gururlu, böyle şeytana uyan bir kadına iltifat son derece tehlikeli olur. Dengeden çıkar o zaman, kontrolden çıkar yani müthiş bir gurura, kibire kapılabilir. Aynı şekilde kadın da bir erkeğe, dengesiz bir erkeğe, gururlu ve enaniyetli bir erkeğe iltifat ederse o da dengesini kaybeder ve kontrolden çıkar ve zalimleşir, tersleşir, aksileşir.

http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15471/ADAMLIK_DININDE_KADINLIK_PSIKOLOJISI

ADAMLIK DİNİNDE FLÖRT PSİKOLOJİSİ


KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak2009)

ADNAN OKTAR: 
Mesela kadınlarda da bazen erkeklere karşı öyle tavırlar oluyor, erkeklerde de kadınlara karşı yapmacık tavırlar oluyor. Mesela koskoca delikanlı kadın gibi ağlıyor, yani anormal hareketler yapıyor, duygusal konuşmalar yapıyor, bu kadını çok kızdırır, çok rahatsız eder. Kadının da yapmacıklığı, sevmediği halde seviyor görünmesi, bazen öyle zengin birisini gördüğünde bir genci, işte eli yüzü de düzgünse, arabası da varsa, birden çarpıldığını, hayatta ilk defa böyle bir şeyle karşılaştığını, daha önce böyle bir şeyi hiç hissetmediğini söyleyerek o garibimi öyle kandırarak yani bir süre sonra tam istediği çizgiye kadar getirebiliyor.
… Yani şöyle işin doğrusu dünyada dev bir tiyatro sergileniyor. Büyük bir bölümünde. Birçok tiyatronun oyuncusu  var. Karşılıklı bir çok oyun  oynanıyorlar. Bu doğru değil. İşte bu ahir zamanda mehdi devrinde bu tiyatronun   perdesi  kapanacak ve  insanlar  artık gerçek  insan  olacaklar,  gerçek  sevgiyle  yaklaşacaklar, gerçek  aklı ortaya çıkaracaklar,  gerçek  yüzlerini   gösterecekler. Artık maskeler kalkacak. İnsanlar maskeyle geziyor büyük bölümü maskeyle geziyor. Bu maskeler kalkacak. Maskelerden dolayı da insanlar mutlu  değil  ben  dışarı  çıktığımda  insanların   birçoğunun  yüzünü  güler  göremiyorum mutlu  göremiyorum. Çünkü  maskeyle  karşılaşıyor. Gerçek  insan,  insanın hoşuna  gider. Gerçek  yüz,  insanın  hoşuna  gider. Maske  insanı  çok   rahatsız  eder. Yapmacıklık  insanı  çok  rahatsız  eder.

http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15469/ADAMLIK_DININDE_FLORT_PSIKOLOJISI
 
 

ADAMLIK DİNİNDE KOKANA KARAKTERİ

ADNAN OKTAR'IN  TEMPO TV RÖPORTAJI (31 MART 2009)

ADNAN OKTAR: Ahir zamanda görüyorsunuz sokaklarda da görüyorsunuz böyle kokoş, dinsiz, saldırgan, eprimiş etli kadınlar türedi. Böyle ağzından nefret saçılan, gözlerinden nefret saçılan, saldırgan, böyle küstah her şeyde bir kötülük arayan fitne arayan sevgi kuru, içinde kurumuş, muhabbet kurumuş, yok olmuş insanlar. Böyle kirli oksit sarı insanlar. İşte ayet aynı zamanda bunlara bakıyor. Yani bunların genel özelliği dinsiz, ateist olmaları cahil oldukları halde dine, İslam’a, Kuran’a karşı nefret ve kinle yaklaşmaları. Birbirleri aralarında da birbirlerine düşman olmaları. Çok dedikoducu, kindar ve pis olmaları. Bu insanlar işte Kuran’da kirli görülen, kötü görülen kadın güruhudur. Böyle nefret dolu, yani halk arasında kokoş tabir edilen, saldırgan yaşlı horozlara benzeyen, biliyorsunuz böyle, sinirli etleri, böyle kirli tırnaklarıyla falan adeta cadıyı andıran tipler oluyor. Bunlar gece gündüz fitne peşinde olurlar. Nerede bir iyilik varsa onu bozmaya çalışırlar ve deli enerjisi oluyor mesela en ağır hastalığa yakalansa bile gece gündüz İslam’a saldırır, Müslümanlara saldırır. Nerede iyi bir şey varsa gelip onları bozmaya çalışır. Yani böyle cadı tiynetli, fitneci kadın tipi. İşte bunlardan Allah’a sığınılıyor. Bunlar, düğümlere üfürmesi odur yani bunların büyü denen şey kötü sözün tekrarıdır aynı zamanda. Kötü sözleri çok tekrar eder bunlar. Kötülük peşinde koşuyorlar ve kötülüğün yayılması için gayret ederler. Ahir zamanın büyücüleridir bunlar.

ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ocak 2009)

ADNAN OKTAR: Genellikle öyle bilinir ama bazı insanlar var hakikaten öyle mesela tırnağı dört kat oje oluyor, saçını yaptırıyor mesela bir hafta on gün saçı o şekilde geziyor. Yani mesela fanilasını değiştirmiyor, haftalarca duruyor ama çok şık giyindiği kanaatinde, çok çok güzel giyindiği, yani mesela küpeleri paslanmış artık onlar kulağında enfeksiyon meydana getiriyor, onlarla böyle gurur ve kibirle salınarak gidiyor, zannediyorum onlara diyorlar kokana diye.

ADNAN OKTAR'IN AKS RÖPORTAJI (14 NISAN 2009)

Mesela; kadınlarda da ben görüyorum normalde, 50 yaşında 60 yaşında kadınlar çok hoş ve güzel olurlar, imanlı kadın… ama bakıyorum kartoroş tipler türedi son zamanlarda. Tiksinti verici, saldırgan. İguana’ya benziyorlar. İnsan ürküyor. Bakışlarından ürküyor, nefret dolu. Ne konuşsa;  ya dedikodu, ya fitne, ya iftira ya saldırganlık. Kardeşim hiç mi ruhunda bir sevgiden bir ışık yok? Ya bir çiçeği sev, insana karşı bir muhabbet duy. Bir kediye karşı, bir insana karşı, dostun, ahbabın olsun. Herkesten nefret ediyor. Çocuğuyla kavgalı, kocasıyla kavgalı, annesine babasına saldırıyor. Komşularına karşı saldırgan. Böyle insanlar türedi bu da çok kötü tabi.

http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15472/ADAMLIK_DININDE_KOKANA_KARAKTERI

ADAMLIK DİNİNDE GENÇ KIZ PSİKOLOJİSİ

ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI  (14 Şubat 2009)
Ama ben yeni yetişen genç kızlara bakıyorum çok sinirli, elinde sigara, saldırgan, her lafa ters cevap vermeye hazır, kirli, hepsini tenzih ederim ama bir kısmını böyle görüyorum. Etrafında psikopat insanlar olan hatta karanlık bağlantıları olan bir çoğunun böyle sanki bir mafya yapılanması gibi karanlık yapılanmaları olduğunu görüyor ve duyuyorum. Bu çok ürkütücü bir şey tabii. Bir genç kızın bu kadar saldırgan olabilmesi mesela tutup bir şeyi atıp fırlatabiliyor, annesine babasına saldırabiliyor, küfrediyor, hakaret edebiliyor, cinnet geçirmiş gibi birşeyler yapıyor, birbirlerinden görüp yapıyorlar bunu. Bu çok ürkütücü bir genç kız için bu bir felakettir . Çünkü genç kız terbiyeliyse, iffetliyse, kibar ve saygılıysa etkileyici olur o zaten kadın vasfını kaybetmiş oluyor öyle bir kadın.

ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI  (11 Nisan 2009)
... mesela bir genç kız baktın mı insanın içinde derin bir saygı ve aşık olma hissi gelmesi lazım eğer helali ise ve derin bir saygı ve hürmet duyması lazım ama ben görüyorum yani keratalar bir kısmı tam çakal, yani genç kız demeye bin şahit lazım, yani insanın yüzüne böyle diri diri bakıyor, saldırgan, küfürbaz, annesine babasına olmadık laflar ediyor böyle, mesela yaşlı anneannesine olmadık laf ediyor, mesela elinde böyle sigarayla, hadi sigara içmesi sağlığa zararlı ayrı mesele de fakat üslup çok zübbe oluyor, mesela bu çok kötü birşey bir genç kız için.

http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15470/ADAMLIK_DININDE_GENC_KIZ_PSIKOLOJISI

ADAMLIK DİNİNDE EVLİLİK PSİKOLOJİSİ

Mesela kadın evleneceği vakit aradığı kıstaslar oluyor. Önce parası, birinci derecede parası. Sonra tahsili, sonra iyi bir mevkide olması, arabası, yazlığının olması gibi yani kat kat gelişen özellikleri arıyorlar. Şimdi bunu aradığında o zaman Allah’ın ona verdiği tutkuyu kullanamaz insan. O zaman da o evin ona hiç bir faydası olmaz. Mesela ev sadece ona han gibi bomboş bir yer gibi gelir. Yani hiçbir etkisi olmaz. Arabası da sadece onu bir yerden bir yere götüren teneke yığını, bir metal yığını gibi olur. Bunlar Allah sevgisi ve Allah tutkusuyla bir anlam kazanacak şeylerdir. Dolayısıyla peygamber efendimiz diyor malı için evlenen malından mahrum olur diyor, güzelliği için evlenen güzelliğinden mahrum olur diyor. Çünkü güzellik mesela bir gün grip nezle olur güzelliği bir anda tiksinebilir, insan hiç ummadığı şeyden bile tiksinir mesela onun bir aciz halini görür bir acizliğini görür iğrenir ve bir daha ondan kurtulamaz öyle ömür boyu kurtulamaz.


… Para o tip insanlarda bilakis bunalım meydana getirir çünkü parayı muhafaza etmek için daha fazla tedbir alması lazım. Mesela çeklerim ödenmedi diyor, onun için canı yanıyor, parayı bankaya koyuyor ya banka da iflas ederse ne yapacağız diyor, yastığın altına koyuyor yine olmuyor, küpe koyuyor ya küpü bulurlarsa diyor. Yani çok canını yakar, çok huzursuz olur. Ancak Allah aşkıyla insan huzur bulabilir, tevekküllü ve rahat olabilir. Yani para arttıkça şahısların birçoğunda huzursuzluk ve acı da artar. Mesela bunu dışarıda da, dış âlemde de görüyoruz birçok vakalar vardır, tek tek örnekler vermek istemiyorum ama insanlar bunu etraflarında çokça görürler.