ADNAN OKTAR: Evet şımarma akılsız insanların, hatta ahmakların bir özelliğidir. Kontrolden çıkar şımaran insan üslubu Kuran ahlakına, akla aykırı olur. Yani böyle can yakıcı, huzursuzluk veren, münasebetsiz, hikmetsiz, rahatsız edici bir karaktere ve kişiliğe bürünür buda insanları rahatsız eder, buna halk arasında şımarık tabir edilir. Yani gülüşüyle, konuşmasıyla, eylemleriyle topluma ve çevresine, kendine zarar veren insan demektir şımarık. Buna karşı Müslüman aklı başında, olgun, derinliği olan, nezaketli, güzel huylu, makul ve mutedil olması gerekir.
http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15474/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___SIMARIKLIK__
3 Mart 2010 Çarşamba
ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''YAPMACIKLIK''
| ||
ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''UYANIKLIK VE FIRSATÇILIK''
Her şeyde fitne, fesat arar, Allah’ın rızasını aramaz, Allah’ın rahmetini aramaz, Allah’ın güzelliğini, tecellisini aramaz, akıl gözüyle bakmaz, sürekli mantıkla bakar, sürekli de başı beladan eksik olmaz öyle tiplerin. Kendini çok uyanık, akıllı zanneder öyle tipler, ömür boyu sürünürler, süründükçe daha da uyanıklık yapar daha da mantıklı hareket eder o zaman daha da bela artar. Ve sürekli yanıp yakınırlar öyle tipler yani süründüklerini, acı çektiklerini anlatırlar, hastalıklarından, hayat pahalılığından, çektikleri acılardan, şarkıları da öyledir onların, sürekli acılardan, ızdıraplardan bahsederler. Tabi bunlar ancak imanın nuruyla, Kuran’ın ışığıyla dağılacak şeylerdir. Yanlış şeylerdir, insanın kendisini ezmesi doğru olmaz, acı çektirmesi doğru olmaz.
http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15477/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___UYANIKLIK_VE_FIRSATCILIK__
http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15477/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___UYANIKLIK_VE_FIRSATCILIK__
ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''MANTIKLA HAREKET ETMEYE ÇALIŞMA''
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 (İZMİR) İLE CANLI RÖPORTAJI (07 Şubat 2009)
Yani insanlar genellikle mantıkla hareket ediyorlar. Çünkü mantık her taraftan insanlara öğretilir. Annesi çıkar, yavrum aklını başına al, mantıklı ol, elalemin en akılsızı sen misin, niye gidip yardım ediyorsun der mesela. Ona mantık dersi verir. Aileler çok mantıklıdırlar, genellikle birçoğu yani hepsini tenzih ederim de, böyle materyalist aileler, Darwinist aileler hep mantık üzerine kurmuştur, olayları birçoğu. Mesela, ne bileyim işyerinde bir gayrimeşru bir şey yapılacaktır, elalemin en dürüstü sen misin, bak herkes yapıyor der. Mantıklı ol, yap o işi der ve yaptırtırlar.
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 (İZMİR) İLE CANLI RÖPORTAJI (07 Şubat 2009)
Mantıkta insan kasılır. Dili, dişi kasılır mantıklı hareket etmekten. Gözler, dikkat ederseniz onların nokta gibi olur gözleri, böyle mantıktan, o çıkardan ve menfaat hırsından adeta böyle tespih böceği gibi kasılırlar. Feci şekilde kasılırlar. Çünkü en ufak bir hatada çıkarının zedeleneceğini düşünür.
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Mart 2009)
Ama insanlar samimi olduklarında genellikle, daha önce de anlattım bunu, mantıklarıyla çatışıyor, akılla kendilerince değil ama zekayla değerlendiriyorlar. Mantıklı mı davranayım vicdanlı mı davranayım diyor. Mantıklı davranıp belanın içine giriyorlar. Mantıkta daima bela vardır. Vicdanlarıyla hareket edecekler. Samimi insan hep vicdanıyla hareket eder. Vicdanıyla hareket eden tabi hep zorluklarla karşılaşır. Yani samimiyet zordur, kolay değildir samimiyet. İnsanın başına binbir türlü bela çıkar samimiyetten. Mantıkta insanlar bu işlerden kurtulur, ama sürünürler. Yani asıl bela da o zaman çıkar. Tatlı belalardır ama.
Mesela araba çarpar, birisi, bırakırlar insanlar. Bütün arabalar geçer sen iner kaldırırsın adamı, omzuna koyarsın hastaneye götürürsün. Polis sen mi öldürdün diye yakana yapışır. Birçok insanda olmuştur bu. Bunu kabul edecek. Ben bu insanı Allah rızası için alırım giderim, siz ne derseniz deyin diyecek yani. Gerekirse tutuklanır da yani. Ama o insan orada bırakılmaz. Veyahut mesela bir kadını adam öldürmeye kalkıyor. Adam seyrediyor ortada. Her ne pahasına olursa olsun gidip kurtarılır o kadın. Ne olacak yani? Seyredilir mi o? Mesela ben geçenlerde de öyle bir görmüştüm, çok şaşırdım yani mantığını da anlayamadım. Bir kadıncağız, adam da eline bıçak almış, televizyonda yayınladılar. Adam muntazam kadına batırıyor bıçağı. Bütün cümle alem seyrediyor. Yani bu ne demek? Ben anlayamadım ben bunu. Yani her şey yapılır o kadını kurtarmak için orada, yani her şey mubahtır. Vurursun eline odunu, atarsın bıçağı kenara, biter konu. Bu niye bu kadar uzatılıyor? Kadını böyle kevgire çevirdikten sonra gitti kurtardılar. Yani şu iş mi? Televizyonda gördüm bütün halk dolu yani bir kişi bile çıkmıyor mu burada? Ne mahsuru var bunun? Seyredilir mi bu? Hatta gerekirse nezaketen de yaklaşılabilir, bir şey söyleyeceğim dersin, bir şey anlatacağım değil mi, bildiğim bir gerçek var dersin. Yani çok makul olur, yanına yaklaşıp bir boş anını bulup atlar elinden alırsın. Kadıncağızı öyle delik deşik ettirmenin alemi ne? Buna benzer böyle çok olaylar oluyor. Bu niçin yapılıyor? Mantık kullanılıyor. Vicdan kullanılacak.
...
http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15730/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___MANTIKLA_HAREKET_ETMEYE_CALISMA__
ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''GÖRGÜSÜZLÜK VE ÖZENTİ ANLAYIŞI''
Bazen öyle tipler görüyorum yani hakikaten görgüsüz ve cahil ama işte kulağına küpe takmış, saçını da üç numaraya vurmuş, T-Shirt giymiş, konuşmaları böyle yaya yaya konuşuyor, böyle ilginç konuşma şekilleri geliştirmişler şimdi yeni.
Bir acayip yani. Kelimeleri sündürerek falan, işte kulağına walkman midir nedir ondan takıyor, bir şeyler yapıyor. Ultra modern görünümlü kendi kafasına göre ama tam böyle cahil ve görgüsüz. Ben saçını kazıtmasına bir şey demiyorum yahut kesmesine. O hoşuna gidiyorsa yapsın. T-Shirt giymesine de, walkman takması da. Hoşuna gidiyorsa yapsın. Ama bununla çağdaş olduğunu zannetmesi çok ilkel. Çünkü çağdaşlık sevgi dolu olmak, merhametli, şefkatli olmak, itinalı, dikkatli olmak, lafını sözünü bilmek, lafın nereye gideceğini bilmek, temizliğe dikkat etmek, diğer insanları rahatsız etmemek, Yaratandan ötürü yaratılmışları sevmek, değil mi çiçeklere, bitkilere, çocuklara, güzelliklere, her şeye karşı bir hayranlık duymak, onları koruyup kollamak, olayların girift taraflarını görmek budur çağdaşlık. Bu olunca Allah’ın imkanlarının hepsini kullandığında zaten mecburen bu ortam olacaktır. Mesela klima kullanılıyor, televizyon kullanılıyor bunları kullanan herkes zaten çağın gereğini yapıyor demektir.
http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15729/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___GORGUSUZLUK_VE_OZENTI_ANLAYISI__
Bir acayip yani. Kelimeleri sündürerek falan, işte kulağına walkman midir nedir ondan takıyor, bir şeyler yapıyor. Ultra modern görünümlü kendi kafasına göre ama tam böyle cahil ve görgüsüz. Ben saçını kazıtmasına bir şey demiyorum yahut kesmesine. O hoşuna gidiyorsa yapsın. T-Shirt giymesine de, walkman takması da. Hoşuna gidiyorsa yapsın. Ama bununla çağdaş olduğunu zannetmesi çok ilkel. Çünkü çağdaşlık sevgi dolu olmak, merhametli, şefkatli olmak, itinalı, dikkatli olmak, lafını sözünü bilmek, lafın nereye gideceğini bilmek, temizliğe dikkat etmek, diğer insanları rahatsız etmemek, Yaratandan ötürü yaratılmışları sevmek, değil mi çiçeklere, bitkilere, çocuklara, güzelliklere, her şeye karşı bir hayranlık duymak, onları koruyup kollamak, olayların girift taraflarını görmek budur çağdaşlık. Bu olunca Allah’ın imkanlarının hepsini kullandığında zaten mecburen bu ortam olacaktır. Mesela klima kullanılıyor, televizyon kullanılıyor bunları kullanan herkes zaten çağın gereğini yapıyor demektir.
http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15729/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___GORGUSUZLUK_VE_OZENTI_ANLAYISI__
ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''ENANİYET''
ADNAN OKTAR: Firavunlar, Nemrutlarda da bu vardır insanın bir enaniyeti vardır, ene denen birşey enaniyet. O bütün vücudu kapladığında insan delirir. Yani şuuru artık kapanır. Şeytanlaşır, Deccaller, Firavunlar ve Nemrutlarınn özelliği odur. Bazen insanlarda da olur o. Yani o vücut artık kontrolünü kaybeder delirir adam, gurur, kibir ve kendini beğenmişlikten. Yani onu kontrol edemezsin ondan sonra, yani şuuru adeta tam kapanıyor. ”Sırf ene kesilir” diyor Said Nursi Hazretleri, yani bütün vücut ene kesilir diyor. Enaniyetten deliriyor, kendini beğenmekten. Herşeyde kendini beğenir, her fikrinin doğru olduğunu düşünür vardır böyle tipler bilmiyorum hiç rastladınız mı?
Yani allamedir, herşeyi bilir, en iyi o bilir, en akıllı odur, en güzel konuşan odur, herşeyin en doğru tehşisini o koyar üstüne varlık tanımaz.
SUNUCU: Çok.
ADNAN OKTAR: Yani allamedir, herşeyi bilir, en iyi o bilir, en akıllı odur, en güzel konuşan odur, herşeyin en doğru tehşisini o koyar üstüne varlık tanımaz.
SUNUCU: Evet.
ADNAN OKTAR: Halbuki Allah diyor şeytandan Allah’a sığınırım “Her bilenden daha fazla bir bilen vardır” diyor.
SUNUCU: Evet.
ADNAN OKTAR: Ama ona göre o en iyi bilen o zaten.
http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15476/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___ENANIYET__
Yani allamedir, herşeyi bilir, en iyi o bilir, en akıllı odur, en güzel konuşan odur, herşeyin en doğru tehşisini o koyar üstüne varlık tanımaz.
SUNUCU: Çok.
ADNAN OKTAR: Yani allamedir, herşeyi bilir, en iyi o bilir, en akıllı odur, en güzel konuşan odur, herşeyin en doğru tehşisini o koyar üstüne varlık tanımaz.
SUNUCU: Evet.
ADNAN OKTAR: Halbuki Allah diyor şeytandan Allah’a sığınırım “Her bilenden daha fazla bir bilen vardır” diyor.
SUNUCU: Evet.
ADNAN OKTAR: Ama ona göre o en iyi bilen o zaten.
http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15476/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___ENANIYET__
ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''DUYGUSALLIK''
|
ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN AHLAK VE DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''SEVGİSİZLİK''
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV CANLI RÖPORTAJI (6 MART 2009)
Sevgisizlik bütün dünyayı sardı, kimse kimsenin yüzüne bakmıyor, bir tek Türkiye’de değil. Türkiye’de de çok geniş çapta bir sevgisizlik var. Ama Anadolu’da güzel, Anadolu fakat İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerimizde, Ankara gibi büyük şehirlerimizde insanlar birbirilerine daha yabancılar. Daha uzaklar yani, ama küçük yerlerde, kasabalarda, köylerde tabi daha dostane, daha sıcak bir ortam var. Ama yurt dışında köyler kasabalarda da vahşiler, yani göz göze dahi gelmiyor insanlar. Sevgi yok, muhabbet yok Allah derin ve samimi sevgiyi ellerinden almış durumda ki, yani bir dünyada olabilecek bir insanın ruhunu almış olmak gibi bir şey, sevgi yoksa geriye ne kaldı, yani insanın içi boşaldı demektir.
İşte mağazalarda mağaza sahipleriyle alış veriş yapıyorlar, o insanlar zaten canı burnundan çıkıyor, çok zorlanıyorlar yani zor bir ortam, çok soğuk bir ortam, yani selam ver, bir hal hatır sor, gönüllerini al. O insanların sevgiye ihtiyacı var, dostluğa ihtiyacı var, öyle paldır küldür girip sert bir ifadeyle, tersleyerek yani pazarlık yaparken de tersleyerek, bunlar olmaz, her yerde her zeminde şefkat ve sevgi esas olması lazım.
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 ŞUBAT 2009)
ADNAN OKTAR: Şimdi insan da, insanın kalbinde Allah aşkı olmayınca Allah aşkıyla etrafa bakamıyor, Allah aşkıyla etrafa bakamayınca tutkuyu ve sevgiyi kaybediyor. İçindeki o muazzam gücü kaybediyor. Tutku ve aşkı insan kaybettiğinde sevgiyi kaybettiğinde içinde muazzam bir boşluk meydana gelir, artık onun yerine sıkıntılar azaplar korkular telaşlar gerginlikler şüpheler kuşkular bunlar alır. Bu acıdan kurtulmak için de bu insanlar ya uyuşturucu hap kullanıyorlar, ya kokain esrar çeşitli aklı örten akla zarar veren insan bedenine ruhuna zarar veren tehlikeli maddeler kullanmaya başlıyorlar ve sonunda tabii çok kötü oluyor.
Allah vermesin hem ruhen, bedenen de çöküyorlar maddi yönden de çöküyorlar. Bazen ceza evlerine düşüyorlar bazen toplum tarafından dışlanıyorlar eziliyorlar yahut o uyuşturucunun etkisindeyken suç işliyorlar uyanınca da ben haberim yoktu diyor ama yapmış bir kere. Tabii bu onu kurtarmıyor yani öyle bir şey yapmış olması onun için tabii bu milli bir felakettir çok tehlikeli bir şeydir. Buna karşı toplum olarak millet olarak çok ciddi bir tavır sergilememiz gerekiyor. İnsanları Kur’an ahlakına davet etmemiz Allah sevgisinin o güzel kucaklayıcı sıcaklığına insanları yaklaştırmamız tutkunun sevginin derinliğin aşkın güzelliğini insanlara anlatmamız her şeye Allah aşkıyla bakmamız Allah’ın tecellisi olarak her şeyi görmemiz dolayısıyla da dünyada çok mutlu ve güzel yaşamamız esastır. Tabi biz mutlu olalım diye iman etmeyiz iman ettiğimiz için mutlu oluruz. Bu da çok önemlidir.
http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15731/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_AHLAK_VE_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___SEVGISIZLIK__
Sevgisizlik bütün dünyayı sardı, kimse kimsenin yüzüne bakmıyor, bir tek Türkiye’de değil. Türkiye’de de çok geniş çapta bir sevgisizlik var. Ama Anadolu’da güzel, Anadolu fakat İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerimizde, Ankara gibi büyük şehirlerimizde insanlar birbirilerine daha yabancılar. Daha uzaklar yani, ama küçük yerlerde, kasabalarda, köylerde tabi daha dostane, daha sıcak bir ortam var. Ama yurt dışında köyler kasabalarda da vahşiler, yani göz göze dahi gelmiyor insanlar. Sevgi yok, muhabbet yok Allah derin ve samimi sevgiyi ellerinden almış durumda ki, yani bir dünyada olabilecek bir insanın ruhunu almış olmak gibi bir şey, sevgi yoksa geriye ne kaldı, yani insanın içi boşaldı demektir.
İşte mağazalarda mağaza sahipleriyle alış veriş yapıyorlar, o insanlar zaten canı burnundan çıkıyor, çok zorlanıyorlar yani zor bir ortam, çok soğuk bir ortam, yani selam ver, bir hal hatır sor, gönüllerini al. O insanların sevgiye ihtiyacı var, dostluğa ihtiyacı var, öyle paldır küldür girip sert bir ifadeyle, tersleyerek yani pazarlık yaparken de tersleyerek, bunlar olmaz, her yerde her zeminde şefkat ve sevgi esas olması lazım.
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 ŞUBAT 2009)
ADNAN OKTAR: Şimdi insan da, insanın kalbinde Allah aşkı olmayınca Allah aşkıyla etrafa bakamıyor, Allah aşkıyla etrafa bakamayınca tutkuyu ve sevgiyi kaybediyor. İçindeki o muazzam gücü kaybediyor. Tutku ve aşkı insan kaybettiğinde sevgiyi kaybettiğinde içinde muazzam bir boşluk meydana gelir, artık onun yerine sıkıntılar azaplar korkular telaşlar gerginlikler şüpheler kuşkular bunlar alır. Bu acıdan kurtulmak için de bu insanlar ya uyuşturucu hap kullanıyorlar, ya kokain esrar çeşitli aklı örten akla zarar veren insan bedenine ruhuna zarar veren tehlikeli maddeler kullanmaya başlıyorlar ve sonunda tabii çok kötü oluyor.
Allah vermesin hem ruhen, bedenen de çöküyorlar maddi yönden de çöküyorlar. Bazen ceza evlerine düşüyorlar bazen toplum tarafından dışlanıyorlar eziliyorlar yahut o uyuşturucunun etkisindeyken suç işliyorlar uyanınca da ben haberim yoktu diyor ama yapmış bir kere. Tabii bu onu kurtarmıyor yani öyle bir şey yapmış olması onun için tabii bu milli bir felakettir çok tehlikeli bir şeydir. Buna karşı toplum olarak millet olarak çok ciddi bir tavır sergilememiz gerekiyor. İnsanları Kur’an ahlakına davet etmemiz Allah sevgisinin o güzel kucaklayıcı sıcaklığına insanları yaklaştırmamız tutkunun sevginin derinliğin aşkın güzelliğini insanlara anlatmamız her şeye Allah aşkıyla bakmamız Allah’ın tecellisi olarak her şeyi görmemiz dolayısıyla da dünyada çok mutlu ve güzel yaşamamız esastır. Tabi biz mutlu olalım diye iman etmeyiz iman ettiğimiz için mutlu oluruz. Bu da çok önemlidir.
http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Lang/1/Product/15731/ADAMLIK_DININI_YASAYAN_INSANLARIN_AHLAK_VE_DAVRANIS_BOZUKLUKLARI___SEVGISIZLIK__
ADAMLIK DİNİNİ YAŞAYAN İNSANLARIN DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI ''BOŞ KONUŞMA''
|
ADAMLIK DİNİNE GÖRE 'ADAM OLMAK'
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (18 Ocak 2009)
Adamlık dini insanlar arasında vardır. Mesela o adam gibi adamdır derler, bakarsın son derece yapmacıktır hareketleri, konuşmaları, mimikleri, tavrı, yani böyle bir tiyotra sanatçısı gibi, insanı utandıracak tarzda son derece yapmacıktır, konuşmaları yapmacıktır, üslubu yapmacıktır, yani samimiyetsizdir. Bunlarla ilgili yüzlerce mimik, yüzlerce üslup vardır. Mesela biri gelir, işte yıllardan beri sizi bekliyorduk, siz nerelerde kaldınız, sizi gidi sizi, böyle çok çok yapmacık, halbuki insan çok candan özlediğini, çok sevdiğini söyleyebilir yani çok açık söyler.
Oradaki yapmacıklığa ne gerek var, yani bu işte adamlık dinidir, ben bunu, bunları anlatıyorum. O da orada ona karşılık yapmacık karşılık veriyor, zaten her yerde bunları görürüz, biliyorsunuz.
Tabi, niçin, yapmacıklık insanı yorar, yani tabiilik çok güzeldir, samimiyet çok güzeldir, samimi sevmek çok güzeldir, samimi ifadeler çok güzeldir. Onun için Allah samimi olan kullarım kurtulur diyor, şeytandan Allah’a sığınırım, samimi olan kullarım kurtulur, yani samimiyetin zevkiyle, yapmacıklığın iticiliği arasında Müslümana tercih yap deseler, yani Kuran’da bir hüküm bile olmasa insan hemen tabii olanı tercih eder. Çünkü doğal insan çok çok güzeldir, doğal bir kadın nerdedir, yapmacık bir kadın nerdedir değil mi, çok itici durur.
Adamlık dini insanlar arasında vardır. Mesela o adam gibi adamdır derler, bakarsın son derece yapmacıktır hareketleri, konuşmaları, mimikleri, tavrı, yani böyle bir tiyotra sanatçısı gibi, insanı utandıracak tarzda son derece yapmacıktır, konuşmaları yapmacıktır, üslubu yapmacıktır, yani samimiyetsizdir. Bunlarla ilgili yüzlerce mimik, yüzlerce üslup vardır. Mesela biri gelir, işte yıllardan beri sizi bekliyorduk, siz nerelerde kaldınız, sizi gidi sizi, böyle çok çok yapmacık, halbuki insan çok candan özlediğini, çok sevdiğini söyleyebilir yani çok açık söyler.
Oradaki yapmacıklığa ne gerek var, yani bu işte adamlık dinidir, ben bunu, bunları anlatıyorum. O da orada ona karşılık yapmacık karşılık veriyor, zaten her yerde bunları görürüz, biliyorsunuz.
Tabi, niçin, yapmacıklık insanı yorar, yani tabiilik çok güzeldir, samimiyet çok güzeldir, samimi sevmek çok güzeldir, samimi ifadeler çok güzeldir. Onun için Allah samimi olan kullarım kurtulur diyor, şeytandan Allah’a sığınırım, samimi olan kullarım kurtulur, yani samimiyetin zevkiyle, yapmacıklığın iticiliği arasında Müslümana tercih yap deseler, yani Kuran’da bir hüküm bile olmasa insan hemen tabii olanı tercih eder. Çünkü doğal insan çok çok güzeldir, doğal bir kadın nerdedir, yapmacık bir kadın nerdedir değil mi, çok itici durur.
ADAMLIK DİNİNDE KADINLIK PSİKOLOJİSİ
|
ADAMLIK DİNİNDE FLÖRT PSİKOLOJİSİ
| ||
ADAMLIK DİNİNDE KOKANA KARAKTERİ
|
ADAMLIK DİNİNDE GENÇ KIZ PSİKOLOJİSİ
|
ADAMLIK DİNİNDE EVLİLİK PSİKOLOJİSİ
Mesela kadın evleneceği vakit aradığı kıstaslar oluyor. Önce parası, birinci derecede parası. Sonra tahsili, sonra iyi bir mevkide olması, arabası, yazlığının olması gibi yani kat kat gelişen özellikleri arıyorlar. Şimdi bunu aradığında o zaman Allah’ın ona verdiği tutkuyu kullanamaz insan. O zaman da o evin ona hiç bir faydası olmaz. Mesela ev sadece ona han gibi bomboş bir yer gibi gelir. Yani hiçbir etkisi olmaz. Arabası da sadece onu bir yerden bir yere götüren teneke yığını, bir metal yığını gibi olur. Bunlar Allah sevgisi ve Allah tutkusuyla bir anlam kazanacak şeylerdir. Dolayısıyla peygamber efendimiz diyor malı için evlenen malından mahrum olur diyor, güzelliği için evlenen güzelliğinden mahrum olur diyor. Çünkü güzellik mesela bir gün grip nezle olur güzelliği bir anda tiksinebilir, insan hiç ummadığı şeyden bile tiksinir mesela onun bir aciz halini görür bir acizliğini görür iğrenir ve bir daha ondan kurtulamaz öyle ömür boyu kurtulamaz.
… Para o tip insanlarda bilakis bunalım meydana getirir çünkü parayı muhafaza etmek için daha fazla tedbir alması lazım. Mesela çeklerim ödenmedi diyor, onun için canı yanıyor, parayı bankaya koyuyor ya banka da iflas ederse ne yapacağız diyor, yastığın altına koyuyor yine olmuyor, küpe koyuyor ya küpü bulurlarsa diyor. Yani çok canını yakar, çok huzursuz olur. Ancak Allah aşkıyla insan huzur bulabilir, tevekküllü ve rahat olabilir. Yani para arttıkça şahısların birçoğunda huzursuzluk ve acı da artar. Mesela bunu dışarıda da, dış âlemde de görüyoruz birçok vakalar vardır, tek tek örnekler vermek istemiyorum ama insanlar bunu etraflarında çokça görürler.
… Para o tip insanlarda bilakis bunalım meydana getirir çünkü parayı muhafaza etmek için daha fazla tedbir alması lazım. Mesela çeklerim ödenmedi diyor, onun için canı yanıyor, parayı bankaya koyuyor ya banka da iflas ederse ne yapacağız diyor, yastığın altına koyuyor yine olmuyor, küpe koyuyor ya küpü bulurlarsa diyor. Yani çok canını yakar, çok huzursuz olur. Ancak Allah aşkıyla insan huzur bulabilir, tevekküllü ve rahat olabilir. Yani para arttıkça şahısların birçoğunda huzursuzluk ve acı da artar. Mesela bunu dışarıda da, dış âlemde de görüyoruz birçok vakalar vardır, tek tek örnekler vermek istemiyorum ama insanlar bunu etraflarında çokça görürler.